Türk Yelken Kamuoyuna Açıklama

 

 

Türk Yelken Kamuoyuna açıklama

Son günlerde sosyal medyada yer alan, maksadını aşan ve bazen sorumsuzca yazılmış beyanat ve yorumlar, 63 yıl boyunca Türk Yelken Sporuna daima ön planda hizmet vermiş Kulübümüzü, hiç de hak etmediği suçlamalara maruz bırakmak suretiyle ziyadesi ile rahatsız etmiştir. Bu nedenle bu açıklamayı yapmak zarureti kaçınılmaz olmuştur.

TYF ile TAYK arasında geçen yıldan bu yana gelişen olaylar tamamen kendilerini ilgilendiren hususlar olup, Kulübümüz için hiçbir şekilde taraf olma vasfı ihtiva etmemektedir. Geçtiğimiz yılda, TAYK’ın cezası nedeniyle yapılması mümkün görülmeyen yarışlar için yatçılık camiası sıkıntılı günler geçirdiğinde, yatçılarımızdan gelen talepler doğrultusunda, Kulübümüz hiç tereddüt etmeden ve de mecburiyeti olmadan devreye girmiş, kendi programına ilaveten dört yat yarışını organize etmiştir. Yine aynı şekilde bu yıl da, TAYK’ın bazı yeni cezalar alması karşısında, yarışların tümüyle tehlikeye girmesi muvacehesinde, devreye girerek, maddi manevi fedakarlık örneği gösterip, yarışların, Güney Yarışı da dahil olmak üzere tümüne talip olmuştur. Takiben, TYF ile İYK arasında söz konusu yarışları içeren protokoller imzalanmıştır. Buradaki niyet açıkça, özellikle bazı taahhütleri olan Yelken Okullarının ve Müessese takımlarının düşünülmesi olmuştur.

Ancak, TAYK’ın cezasının üç aya indirilmesinden sonra, yaratılan gürültü ve özellikle TAYK Yöneticilerinin anılan yarışları “GASP TROFESİ” diye adlandırmaları yelkencilik camiası gelenekleri doğrultusunda hiç de şık olmamıştır. O günleri yaşamış olanlar hatırlayacaklardır: daha sonra aramıza katılanlara da hatırlatmak isteriz, 44 yıl önce TAYK, o zamanki adıyla AYK, İYK dan bu yarışı aldığında, hiçbir şekilde benzer bir durum yaşanmamış idi. Ortada gasp edilen hiçbir şey yoktur.

Ceza aşamasında ve sonrasında hiçbir şekilde İYK’ya yaklaşmayan TAYK Yönetimi, Tahkim Kararı sonucunda “yarışları ver” tutturması, tek taraflı, bencil ve akim kalmaya mahkum bir stratejidir. Olayların akışı içinde TAYK Yöneticileri iki kez İYK Yönetimi ile bir araya geldi, ancak hiçbir somut öneri getirmeyen TAYK Yönetimi, sorunun çözümüne de bir katkıda bulunamadı.

Yine bilinir ki, bir akdin hukuksal olarak iki tarafı vardır. Bunlarda TYF ve İYK dır.TAYK hiçbir şekilde protokol tarafı değildir. Tarafların rızası olmaksızın da üçüncü bir tarafın bu akitten nemalanması düşünülemez.

Şu anda TYF onaylı programı İYK Yönetimi olarak ilan etmiş bulunmaktayız. Güney Yarışında ise Dz Kuvvetleri Komutanlığı Makamının görüşleri doğrultusunda, Kulübümüz söz konusu yarışın Kuvvet Komutanlığımızca icra edilmesi koşulu ile protokolden feragat ettiğini TYF’ye yazılı olarak bildirmiştir. Ancak İstanbul Yat Trofesi kapsamındaki Marmara Kupası yarışı startına siyak bayraklarla gelerek protesto eden bir grup tekne ve telsiz anonslarıyla yatçıları “GASP TROFESİNE” katılmayın diye haykıran bir motoryat ve üzerinde malum Kulübün Yöneticilerinin tutumu, bizleri tutanak, ses ve görsel kayıt yaparak, keyfiyeti Milli Otoriteye rapor etmek durumunda bırakmıştır. Hiçbir Kulüp ve Yöneticilerinin yasal protokolle organize edilen bir spor aktivitesini engellemeye çalışması hakkı da, haddi de değildir. Daha sonra benzer bir saldırının bir başka Kulübümüze de yapıldığına yelken kamuoyu tanık olmuştur.

Tüm yasal haklarımızı saklı tutarak, keyfiyeti Türk Yelken Kamuoyuna duyururuz.

İstanbul Yelken Kulübü